YDG: Geleceksizliğe Karşı Geleceği Örmek İçin 1 Mayıs’ta Taksim’e!

27 Nis 2019

Türk hakim sınıflarının ve egemenlerin derinleşen ekonomik ve siyasi krizi eşliğinde 1 Mayıs’a giriyoruz. “Beka sorunu” olarak nitelendirilen yerel seçimleri geride bırakırken AKP-Tayyip iktidarı önemli büyükşehirleri diğer faşist blok karşısında kaybetmiştir. Bu faşist bloğun yaşadığı “kayıp” egemen sınıflar nezdinde uzunca bir süredir devam eden güç dengeleri arasındaki çatışmanın ve güç değişiminin sürdüğünü bizlere göstermiştir. AKP-MHP bloğunun büyükşehirlerde yaşadığı kaybı “yıkılıyorlar, gidecekler, gerilediler” şeklinde okumak ciddi bir yanılgıdır. Bu yaklaşım kitleleri sandığa umut bağlayan bir pozisyona çektiği gibi politik öngörü noktasında da ciddi bir körlüğü tarif etmektedir. Önümüzdeki süreç egemen sınıf klikleri arasındaki çatışmaların ivmelendiği; faşist bloklar arasındaki kaçınılmaz sorunların arttığı bir süreç olacaktır. Çelişkiler derinleştikçe egemenler, krizlerini aşmak adına Kürt ulusu, işçiler, kadınlar ve biz gençler başta olmak üzere en geniş halk yığınlarına ve onların dinamiklerine çok yönlü saldırıları hayata geçireceklerdir.

EKONOMİK KRİZ VE GELECEKSİZLİK CENDERESİNDE HALK GENÇLİĞİ

Ekonomik krizin sarsıcı etkileri devam etmekte ve krizin faturası halk yığınlarına ödettirilmeye çalışılmaktadır. Son bir yıldır dövizdeki yükseliş, temel tüketim ürünlerine peş peşe yapılan zamlar, enflasyondaki tırmanış krizin yansımaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Kuşkusuz krizin doğrudan etkilediği kesimlerden biri de halk gençliğidir. Eğitimin piyasalaştırılması sonucu bugün okuyabilmek için belli bir maddi birikime sahip olmak gerekiyor. Ekonomik kriz sonucu öğrencilerin eğitim masrafları katlanırken binlerce öğrenci okulu bırakarak sisteme ucuz işgücü olarak dahil olmak zorunda bırakılmıştır. Eğitim için gerekli olan kırtasiye vb. ürünlere sadece 2018 yılında yapılan zam oranı % 108. Bu oran bizlere krizin boyutunu özetlemektedir. Ülkemizde yaşanan yoksulluğun, açlığın, işsizliğin doğrudan sorumlusu ve yaratıcısı olan egemen sınıflar gençliği en temel haklarından; bilimsel-eşit-parasız eğitim, iş güvencesi ve gelecekten mahrum bırakmaktadır. Zamlar, ekonomik kriz ve geleceksizlik cenderesiyle boğuşan gençliğin eğitimini sürdürme koşulu ortadan kalkmıştır. Verilere göre son beş yılda  maddi imkansızlıklardan dolayı 1 milyon 115 bin 30  öğrenci okulunu bırakmak zorunda kaldı. Öğrenciler ya işsiz bırakılmış ya da atölyelerde, fabrikalarda, esnek ve güvencesiz çalışma alanlarında vs. sistemin dişlilerinde “istihdam” edilmiştir. Geleceksizlik politikasının bir sonucu olarak ortaya çıkan bu durum ekonomik krizle de birleşerek daha kapsamlı ve sarsıcı bir hal almıştır.

ÖZGÜRLÜĞÜ VE GELECEĞİ KAZANMANIN YOLU MÜCADELEDEN GEÇER!

Söz ve eylem özgürlüğünün, devrimci, demokratik, politik çalışmaların OHAL ve KHK’ler ile tırpanlandığı bu süreçte üniversitelerde baskı ve abluka artırılırken yaşanan çürüme de derinleşmeye devam ediyor. Akademisyenlerin katledildiği, muhalif akademisyenlerin de tasfiye edildiği üniversitelerde bilimsel eğitimin en ufak nüvesine rastlamak mümkün değil. Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nde yaşanan ve erkek egemen sistemin kadın düşmanı politikalarından beslenen tecavüz olayı, yaşanan çürümenin geldiği noktayı gözler önüne sermektedir. Üniversitelerde devrimci-demokrat, ilerici öğrenciler MİT-YÖK işbirliği ile fişlenirken, tecavüzcü hocaların ellerini kollarını sallayarak dolaşması egemenlerin iki yüzlülüğünü bize çok net göstermiştir.

Bu süreçte geleneksel hale gelen etkinlikler, şenlik ve toplantılar bizzat  polis-rektör işbirliği ile yasaklanmış, öğrenci gençliğin uzun erimli mücadeleler sonucu elde ettiği kazanımları ortadan kaldırılmak istenmiştir. Bunun son örneği ODTÜ’de yaşanmıştır. Rektör Verşan Kök “maddi olanak yok” diyerek geleneksel ODTÜ Bahar Şenliği’ni iptal etmek istemiştir. Uzunca bir süredir etkinlik türlü bahanelerle yasaklanmak ya da belli bir alana sıkıştırılmak isteniyordu.. Bu dayatma ve yasaklamalara kaşı ODTÜ gençliği üniversitelerinin devrimci mirasını sahiplenmiş ve “Şenlik Devrim’de kutlanır” diyerek tepkilerini göstermiştir.

Egemenlerin dizginsiz saldırıları halk gençliğini de içerisine alarak sürerken Leyla Güven ve Türkiye hapishanelerinde bulunan devrimci, demokrat ve yurtsever tutsaklar bedenlerini bir kez daha açlığa yatırdılar. Açlık grevi eylemleri İmralı’da uygulanan tecride, Kürt halkına dönük imha ve inkâr politikalarına, hapishanelerdeki hak gaspları ve onur kırıcı uygulamalara karşı bir direniş meşalesi olmuştur. DTK Eş Başkanı Leyla Güven’in açlık grevi 167, hapishanelerde binlerce tutsağın eylemi ise 129. gününde devam etmektedir. Hapishanelerdeki tutsakların ve Leyla Güven’in açlık grevi eylemi, bir teslim olmama beyanı; faşizmin artan saldırılarına karşı tereddütsüz direniş çağrısıdır. Faşizm tam da bunu bildiği için talepleri kabul etmeyerek bu direnişleri boğmaya, bastırmaya çalışmaktadır. Açlık grevi direnişine dair yükselen her ses, polis ve askerin gözaltı, tutuklama ve saldırılarıyla bastırılmaya çalışılmaktadır. Analara dahi azgınca saldıran faşist diktatörlük direnişten duyduğu korkuyu saldırganlığıyla bir kez daha ortaya koymuştur. Bu korkuyu dışarıdan büyütmek ve direnişi yaymak bugün bir görev olarak karşımızda durmaktadır.

Halk gençliği olarak 1 Mayıs’a egemenlerin çok boyutlu saldırıları altında giriyoruz. Geleceksizleştirme ve sisteme yedekleme politikaları ekonomik kriz ile birleşerek koyulaşırken geleceği ve özgürlüğümüzü kazanmak, faşizmin saldırılarına set olmak bizlerin mücadelesiyle mümkündür. Şimdi 1 Mayıs’a girerken direnişi ve mücadeleyi kendimize rehber edinmeli ve isyanımızı örgütlemeliyiz.

Tüm halk gençliğini YDG saflarında başta 1 Mayıs alanı olan Taksim olmak üzere 1 Mayıs’ta alanlarda mücadeleyi ve direnişi büyütmeye çağırıyoruz.

– Eşit, bilimsel, anadilde eğitim için,

– Geleceksizleştirmeye karşı geleceği kazanmak için,

– Krizin faturasını “gençlik” ödemeyecek demek için,

– Açlık grevi direnişe ses olmak ve direnişi büyütmek için,

– Ataerkil sistemin taciz ve tecavüz saldırılarına dur demek için,

– 1 Mayıs’ta YDG saflarında alanlara!

 

Yeni Demokrat Gençlik – YDG

benzer haberler
              
SOSYAL MEDYA